Beautiful Gong Shim dizisinin konusu, iki kız kardeşlerden büyüğü güzellik de dahil istediği her şeye sahipken küçük kardeşin ise sahip olduğu tek şey sıcacık kalbidir. Erkeklerden biriyse çatı katında bir dairede yaşarken diğeri ise varlıklı bir aileden gelmektedir. Dizi bu dört kişinin çevresinde dönmektedir.Dizinin senaristi daha önce Lee Hee-Myung Rooftop Prince ve The Girl Who Sees Smells dizilerinde çalışırken yönetmeni ise Beak Soo Chan The Girl Who Sees Smells dizisinden hatırlayacaksınız.




Seo Hyo Rim; dizide Gong Mi karakterini canlandırıyor. Daha önce Sungkyunkwan Scandal, Me Too, Flower!, That Winter, The Wind Blows, Master Sun dizilerinden izledim. Gong Mi; Gong Shim'in sürekli kıyaslandığı avukat ablasıdır. Ailenin başarılı ve güzel diye yatırım yaptığı çocuğudur. O sebeple fazlasıyla kibirli biri haline dönüşmüştür. Seo Hyo Rin sürekli arkadan bir şeyler çeviren rollerin kadını gibi. Görünüşü ve canlandırdığı karakterler ona birebir oturuyor. Bu sebeple yadırgamıyorsunuz izlerken.
Son yapımlarından kötü adam karakteriyle izlediğimiz Namgung Min, şeker mi şeker, tatlı mı tatlı bir karakterle karşımızdaydı. Onun Minah ile olan uyumuna bayıldım. Aralarındaki uyum rollerine yandığı için ortaya iki samimi oyunculuk çıktı. Özellikle birbirleriyle olan atışmaları, şaşkın hallerini izlemek oldukça keyifliydi. On Joo Wan her zamanki sevimliliğini oyunculuğuna güzel yedirmiş. Ortalarda melek bir çocuk gibi dolaştı durdu. Onun Mihah ile olan uyumu güzeldi güzel olmasına ama Namgung Min ile uyumu kesinlikle daha iyiydi.
Hem konu hem işleniş bakımından klasik Güney Kore dizisi olmasına rağmen sonuna kadar zevkle izledim Dizi resmen ilk bölümler neşe kaynağı gibiydi. Sonlara doğru kendi tekrar eden klişelere yerini bıraktı. Özellikle finali sevmedim. Tamam klasik kdramalar gibiydi de bu kadarı da fazla klasikti. Sevgili senaristin yazacak bir şeyi kalmamış anladığım kadarıyla meşhur son bölüm klişesiyle bitireyim diyerek final yapmış.
Dan Tae'nin 1 yıl hiçbirşey yapmadan, telefon bile etmeden başkalarına dahi Gong Shim'i sormadan hayatını geçirmesi başlı başına saçmalık, mantıksızlık. Bu mu sevgi yani? Kız dayanamayıp açıkça sorduğunda bile sadece "üzgünüm" diyebildi. Senaryonun saçmalıklarından biriydi. Dizi 16 bölüm olsa olurdu. 20 bölüm yapacak kadar derin bir konuya sahip değildi. Hele ki senarist bütün olayları son bölümde çözecekti madem 16 bölüm kafiydi.
Dan Tae ile Gong Shim'in aşkları ise aşırı tatlıydı. Diziyi izlerken aşırı doz tatlı almış gibi hissettim. Evet, sürekli romantizm yoktu dizide ama gerçeklerin açığa çıkma süreciyle iyi harmanlaşmış bir aşk vardı. Diziyi götüren başrollerin uyumu oldu diyebilirim. Sadece abla Gong Min'in dizideki işlevselliğini biliyorduk. Fakat senarist fazla geride tuttu diyebilirim. Fazla sönüktü.
Dizinin müziklerine gelecek olursam, Dizinin başrol oyuncusu Minah'ın sesinden "My First Kiss", Choi Sang Yeob "My Face Is Burning" Din Din&Juniel "Look So Pretty" Wheesung "Again" Coffeeboy "Found" Jang Woo Ram "Love Cells" şarkıları benim dikkatimi çekenler.
Albümü dinlemek için; TIKLA
İlk 10 bölümü özellikle başrollerin harika uyumu, diyalogları ve sahneleriyle mükemmel hatta yer yer gülme krizlerine sokan, geri kalan 10 bölümü ise çoğunlukla sıkıcılaşan, klişelerle ve saçma sapan yanlış anlaşılmalarla uzatılan ama yine iki başrol oyuncusunun hatırına izlemeye devam edilen bir dizi oldu benim için.
Dan Tae ile Gong Shim'in aşkları ise aşırı tatlıydı. Diziyi izlerken aşırı doz tatlı almış gibi hissettim. Evet, sürekli romantizm yoktu dizide ama gerçeklerin açığa çıkma süreciyle iyi harmanlaşmış bir aşk vardı. Diziyi götüren başrollerin uyumu oldu diyebilirim. Sadece abla Gong Min'in dizideki işlevselliğini biliyorduk. Fakat senarist fazla geride tuttu diyebilirim. Fazla sönüktü.
Dizinin müziklerine gelecek olursam, Dizinin başrol oyuncusu Minah'ın sesinden "My First Kiss", Choi Sang Yeob "My Face Is Burning" Din Din&Juniel "Look So Pretty" Wheesung "Again" Coffeeboy "Found" Jang Woo Ram "Love Cells" şarkıları benim dikkatimi çekenler.
Albümü dinlemek için; TIKLA
İlk 10 bölümü özellikle başrollerin harika uyumu, diyalogları ve sahneleriyle mükemmel hatta yer yer gülme krizlerine sokan, geri kalan 10 bölümü ise çoğunlukla sıkıcılaşan, klişelerle ve saçma sapan yanlış anlaşılmalarla uzatılan ama yine iki başrol oyuncusunun hatırına izlemeye devam edilen bir dizi oldu benim için.
Dizi için puanım 6,5/10