4 Nis 2017

Marriage Contract / Kore Dizisi


MBC bu sene güzel dizilere imza attı. Marriage Contract onlardan biri. Başrollerini Uee ve Lee Seo Jin'in paylaştığı dramanın senaryosunu Jung Yoo Gyung kaleme alırken, Kim Jin Min yönetmen koltuğunda oturuyor. Yönetmeni Pride and Prejudice dizisinden hatırlayabilirsiniz. Dizinin konusu kısaca şu şekilde; Bir kadının kocası bir kaza sırasında kaybetmiştir. Kızını tek başına büyüten anne, beyninde tümör olduğunu öğrendikten sonra kızına vasi bulmak için kalan zamanında bir adamla evlilik anlaşması imzalar. Dizinin türü; drama ve16 bölümden oluşuyor. Konu klasik fakat işlenişi ve izleyicilere yansıttığı duygular harika. 
UEE; dizide Kang Hye Soo karakterini canlandırıyor. Daha önce You're Beautiful, Golden RainbowHigh Society dizilerinde izledim. Kang Hye Soo; eşini trafik kazasında kaybetmiş kızını tek başına büyütmek zorunda kalmış genç bir anne. Bir gün beyninde bir tümör olduğunu öğrenir. Daha sonra Han Ji Hoon ile tanışır. Kızı ve kendisi için en doğru kararı vermek adına çabalar. UEE ilk Golden Rainbow dizisinde izledim. O dizideki oyunculuk ortalama düzeyde olmasına rağmen dram olan sahnelerde başarılı olduğunu düşünüyorum. Şiir gibi canlandırdı karakterini. Çocuğu için endişelenen anne karakterini dibine kadar hissettirdi. Kendi gibi oyunculuğunu da olgunlaştırdı.
Lee Seo Jin, dizide Han Ji Hoon karakterini canlandırıyor. Daha önce Wonderful Days dizisinde izledim. Han Ji Hoon, varlıklı bir ailenin başarılı ikinci oğludur. Gününü gün eden bir adamken bir gün annesinin rahatsızlandığını öğrenir. Onun için çareler ararken, onun işlettiği restaurantta yardımcı şef olan Kang Hye Soo ile tanışır.  Genç anne olan bu kadının hayatına girmesiyle Han Ji Hoon'da değişmeye başlar. Lee Seo Jin'e bu diziyi izlerken hayran kalmamak elde değil. Kalbi taş tutmuş bir adamken bir anda merhametli bir adama dönüşünü inanılmaz bir şekilde canlandırdı. Hele o gamzeleri yok mu, efsaneydi. 
Shin Rin Ah; dizide Cha Eun Sung karakterini canlandırdı. Daha önce The Legend of the Blue SeaMy Love Eun Dong ve Endless Love dizilerinde izledim. Cha Eun Sung, Kang Hye Soo'nun kızıdır. Han Ji Hoon'un kalbini yumuşatacak olan kesinlikle Cha Eun Sung'un sevimli tavırlarıydı. Shin Rin Ah, geleceği parlak çocuk oyuncu olarak emin adımlarla ilerliyor.O nasıl bir sevimliliktir taşı bile yumuşatır bu kız. Süper oynadı. Büyükleri bırak sırf bu küçük kızın oyunculuğunu izlemek için bu dizi izlenebilir. Çocuk da ne yetenek var, çok doğal ve abartmadan sevimli tavırları.. 

Uee ve Lee Seo Jin arasındaki yaş farkını düşünecek olursak uyumsuz iki çift gibi görünme olasılıkları çok yüksekti. Hatta her ikisinden de böyle bir performans beklemiyordum. Aralarındaki uyuma bayıldım. Bu tür dizilerde samimi duyguları hissettirmek çok zor. Fakat Uee ve Lee Seo Jin dibine kadar yaşattı. Uee'nin bir önceki dizisi High Society'de ne ağladığı sahneler bu kadar ağırdı, ne de güldüğü sahnelerde aynı zamanda hüznü hissettirmeye çalışması gereken anlar vardı. Ama bu dizideki rolü gerçekten de zordu ve layıkıyla yerine getirmiş kendisini ayakta alkışlıyorum. Bazı arkadaşlar zaten eski dizilerde de iyi olduğunu söyleyebilir. Bende aksini söylemiyorum, bir kaç duygu hariç, sadece oyunculuğunu donuk buluyordum. Bu dizideki oyunculuğuna şapka çıkartıyorum. Mükemmeldi. Gerek anne rolü gerek hasta rolü gerek çaresizliği her şeyi her duyguyu bana geçirdi önemli olanda benim için buydu. Ben bir de Shin Rin Ah ve Lee Seo Jin dizinin hiç şüphesiz en uyumlu karakterleriydi. İzleyenler yada izleyecek onlar eminim benimle aynı fikirde olacaklar.
Han Ji Hoon'un bu tavırlarını izlerken hem üzüldüm hem eğlendim. 
Koca adam ne hallere girdi :)

Bundan sonrası spolier içerir.


Klişeler var ama hep farklı işleniyor.Normalde dizilerde metreslerin oğlu ezilir, baba onları sevmez. Burada metresin oğlu seviliyor hatta el üstünde tutuluyor. O da ezik davranır sürekli. Fakat iki iki dört tadında herkese çatır çatır neyse onu söylüyor. Mesela annesi için ciğer bulmaya çalıştı ama ağzına geleni de saydı normalde bu şekilde işlenmiyor böyle olunca gerçekliğini kaybediyor dizilerde ama bu dizide normal bir durum gibi herkes her şeyi dillendiriyor. Senarist, kesinlikle hayatın içinden, gerçekçi ve tabi maalesef trajik bir konu ele almış. Kadının ilk başlarda kimsesiz olması, borcunun olması, para için ciğerini satmayı kabul etmesi, ölümcül hastalığından kimseye bahsetmemesi, gururlu ve dik duruşu ve başına gelenler kesinlikle gerçek hayatın içinden yaşanmış veya yaşanabilecek gerçekçi olaylar. Şüphesiz bu diziyi izleyen herkes çok üzüldü ama başına benzeri şeyler gelenlerin izlerken hissettiklerini sadece başına gelenler tahmin edebilir. 

Finali içinde iki kelam edelim. Ucu açık bitirilen yapımları bende sevmiyorum ama bu dizininin sonunun böyle bitmesi daha iyiydi.Kadın ölümcül bir hastalığa yakalanmıştı, iyileşme şansı da çok azdı artı tedaviye başlamakta geçikmişti. Hastalığının seyrinin kötüye gitmesinin tedavide gecikmesi de etkiledi.Sonunda ölmüş göstermediler, seyirci onları nasıl istiyorsa(mutlu da)öyle hayal edebilsin diye. Son anlarında aşkı, çocuğu, onu seven dostları ,yakınlarıyla mutluluk içinde hayatın acı ve gerçek yüzü ölümü gencecik yaşında yavaş yavaş karşıladı.

Adamın  söyledikleri zaten açık uçlu da bitse kötü sonu bu kadar anlatamazdı. Elde zaten geriye bir şey kalmıyor. Geçirdiğiniz son dakikalar. Sadece bu kadar...
''Eğer biri hayatımda ki en mutlu anı sorarsa cevap her zaman aynıdır şimdi, burada, bu an..Birlikte ne kadar zamanımız var bilmiyorum belki bir yıl, belki de bir ay, belki yarında olabilir ama pişmanlık duyarak yaşamayacağız bu yüzden şimdi yapabileceğim tek şey seni seviyorum Hye Soo bir dakika bir saniye bile durmadan SENİ SEVİYORUM "

Finaldeki kelimelerin oluşturduğu cümlelerden fazlasıydı bir adamın bu denli çok ve hiç bir karşılık beklemeden sevmesi.. Sonunu bildiği ama yürümekten çekinmediği kısa ya da uzun bir yol.. geleceğimizi görür müyüz? bir dakika sonramızı bile bilemezken yaşamaktan vazgeçer miyiz? sevdiğimiz insanları bir dakika sonra göremeyeceğimizi bilsek ellerini tutmaktan vazgeçer miyiz peki? Hiç sanmıyorum. Anı yaşamaktan vazgeçmeyelim.O yüzden anı yaşayıp hayatımızda ne küslükler kalsın ne de bu zamana kadar söylemek istediğimiz sevgi sözcükleri. İçimizde kalan sözcüklerin ne denli acıttığını ve her defasında hiç kapanmayacak bir yara gibi kanadığını da bilmeliyiz, o yüzden geç kalmayalım hiç bir şeye.

Jung Dong Ha "To You Again" Jisoo "Hold On" benim dikkatimi çeken iki şarkısı oldu. Albümü alttaki linkten dinleyebilirsiniz.

Albümü dinlemek için; TIKLA

İzlemek için ertelediğim diziler arasındaydı. Açıkçası aralarındaki yaş farkından dolayı tereddütlüyüm. Ama o nasıl bir oyunculuktu.. Adam duygularını gözleriyle de çok güzel ifade etti. Böyle adamlar var mı cidden diye sorgulamaya başladım. Konusu belki klasik ama gerçekten çok iyi bir dramdı. Sonunu tabi ki sevdim. Aklımda çok farklı finaller vardı ama böylesi daha iyi. Çocuğundan, annesine, babasına hepsinin oyunculuğu güzeldi. Çift de uyumluydu. İzlemek isteyen herkese şiddetle tavsiye ediyorum. Tek bir bölümde bile sıkılmadan izledim. Umarım sizde beğenirsiniz.

Dizi için puanım; 19/10

3 Nis 2017

Romance Full of Life / Kore Dizisi



Naver&MBC işbirliği ile ortaya çıktı. Üç renk fantastik serisinin ilki olan yeşil renk  Romance Full of Life mini dizinin senaristleri Hwarang dizisinden tanıdığımız Park Eun-Young ayrıca Park Hee-Kwon'dur. 4 yıldır polislik sınavına çalışan So In Sung, 8 kere sınavı kaybetmesine rağmen hala pozitif bir kişiliğe sahiptir. Daha sonra yüksek bir maaş verilen yarı zamanlı iş olan “Deney” adlı bir yerde çalışmaya katılmaktadır. Bu süreçte ayrıldığı kız arkadaşına kendini ispatlama çabasını konu alıyor.

So In Sung karakterini Yoon Si Yoon canlandırıyor. Daha önce Me Too, Flower!Flower Boy Next Door, The Prime Minister and IMirror of the Witch dizilerinde izledim. Yoon Si Yoon ciddi rollerin adamı değil. Kesinlikle romantik-komedi dizilerinde yer almalı diye düşünüyorum. So In Sung'un kız arkadaşı rolünde Wang So Ra karakterini Joo So Hyang canlandırıyor. Daha önce Who Are You: School 2015 ve Weightlifting Fairy Kim Bok-Joo dizilerinde izledim. Şu role kadar canlandırdığı roller kötü karakterler oldu. Buradaki dizide iyi bir karakterde izledim. Bana kalırsa kötü karakterleri daha iyi canlandırdığı düşüncesindeyim. So In Sung'un en yakın arkadaşı Jo Ji Seob karakterini Kang Ki Young canlandırıyor. Her zamanki gibi fırlama bir karakterle karşımızda. Kang Ki Young son zamanlarda her dramada yer alıyor. Daha önce King of High School Life ConductOh My Ghost, Let's Fight Ghost, WWeightlifting Fairy Kim Bok-Joo dizilerinde izledim. Onu izlemek keyif veriyor.

Dizi ne çok iyi ne de kötü bir diziydi. Mesaj verilerek bir senaryo ortaya çıkarmışlar. Finali beğenmeyenler olmuş ama son derece anlaşılır ve yerindeydi. Bence Yoon Si Yoon'unun oyunculuğuyla ayakta kalan ortalama bir dizi olmuş diyebilirim. Deneyde kullanılan ilaç kendini ne kadar harika bir şeymiş gibi gösterse de onu ele geçirdi. Kendisine muhtaç hale getirerek onsuz bir hiçmiş gibi hissettirdi Un Sung'a. Dizide onun bu değişimini izlerken ne kadar güzel, harika desek de aslında kız söyleyene kadar farkındaydık. In Sung o halinin aslında o olmadığını, her insan başarılı, çekici, etkileyici, isteklerine kavuşabilen olmak ister. Bunun içinde ne kadar sinir bozucu olsa da çok çabalamak gerekir. Bunların sonucunda kazanmakta var kaybetmekte. Önemli olan gösterilen çaba. İnsanı insan yapan ortaya koyduğu çabadır. İlaç da o çabayı ortadan kaldırıp bir de üstüne istenilenden fazlasını veriyor. Bedelsiz güç elde edilmiş oluyor. Kızla olan o duygusal konuşmaları durumu kolaylaştırıyor. Dizide hep çocuk üzerinden konu işlenmiş olsa da, kız da bu zamana dek çocuk sayesinde dayanmış sınav sürecine. İzleyecek dizi olmadığında çerezlik izlenecek bir dizi. 

Dizi için puanım; 5/10 (Mini dramalar arasında)

Beyaz renk: The Universe's Star

31 Mar 2017

8 yıllık kıdemli, çaylak grup HIGHLIGHT!


"8 yıllık kıdemli çaylak grup" beni hem derinden yaralayan hem de delicesine gururlandıran bir söz oldu. BEAST grubunu tanıyan her kpop dinleyicisi onların CUBE Entertainment yüzünden sıkıntılar çektiğini bilir. Aslında çok uzun hikaye ama kısaca anlatıyım. 2009 yılında BEAST olarak 6 kişi çıkış yaptılar. 2016 yılında hem üyelerden biri ayrıldı hem de CUBE Entertainment sözleşmeleri bitti. Onlarda şirketten ayrılıp kendi şirketlerini kurdular. Haklı olarak BEAST ismiyle devam etmek istediler ama CUBE Entertainment ismi vermedi. Onlarda değiştirmek zorunda kaldılar. Highlight isminin nereden geldiğini de açıklayayım. 2016'nın Nisan ayında üyelerden Hyun Seung ayrıldı. Grup 5 kişi olarak bir albüm çıkarttılar ve o 5 kişilik BEAST olarak çıkardıkları ilk ve tek albümün adı HIGHLIGHT 'tı. O albümde highlight diye bi şarkı da var hatta. Grubun adı da bu şekilde HIGHLIGHT oldu. CUBE'un zannettiğinin aksine  isim değişikliği kalitelerinden hiçbir şey eksiltmedi. Olay isim değilmiş başarı üyelerindi.

Highlight, Cube Entertainment ile olan ilişkileri hakkında konuştu.

1. mini albümü 'Can You Feel It?' için yapılan basın toplantısında 20 Mart'ta üyelere eski şirketleri soruldu.
Dujun önce "Kötü bir şekilde bitirmedik, Cube Entertainment nedeniyle Highlight olarak tekrar başlayabildik, bu yüzden minnettarız. Kötü bir his yok, bu yüzden endişelenmenize gerek yok." şeklinde cevap verdi.
Sonra Dongwoon, "Onlarla şartlarımızı tamamladıktan sonra ayrıldık, Sahip olduğumuz CEO'ya hayran olduk ve birbirimize kazan-kazan için yardım etmeye karar verdik" dedi. Dujun şunları ekledi, "(Şu an) Tek fark isim ve ajans. perspektiflerimiz, müzik kimliğimiz ve zihniyetimiz değişmedi bu yüzden şimdiye kadar yaptığımız gibi (halka) yaklaşmayı planlıyoruz" dedi.
Son olarak Yoseob, "B2ST adını kullanmamıza izin verilmese dahi, Bundan sonra Highlight'ı korumayı planlıyoruz, B2ST'i güzel bir anı olarak saklamak istiyoruz" dedi. Yüreği güzel çocuklar.

Acı ve tükenmeyi bir kahkaha altında saklayan bir lider DooJoon,
gözyaşlarına rağmen ilhamla dolu bir sanatçı yazdı şarkılarını Jun Hyung,
zor zamanlar için büyük bir kalbi ve sıcak elleri olan bir arkadaş Yoseob,
Hırs ile güven duymaya istekli bir hayalperest ruhuyla Gikwang,
korku ve karmaşanın ortasında sert kararlar vermek bilgeliğiyle akıllı Dongwoon.
Burada kalplerimizdeki boşlukları kendi başına doldurmak için çok çalışan beş inanılmaz erkek var.
Beş cesur erkek.
HIGHLIGT

HIGHLIGHT çıkış/geri dönüşünü "Can You Feel It" albümüyle 20 Mart tarihinde gerçekleştirdi. İki albüm kapağı kullanıldı albümde. "Sensebility" ve "Sense". Albümde "Don't Frown" başlıklı şarkının enstrümantal versiyonu ile toplamda beş şarkı yer alıyor.

Uzun zamandır merakla ve heyecanla beklenen It's Still Beautiful şarkısının müzik videosu yayınlandı. Ballad tarzına olan şarkı sevgilisinden ayrıldıktan sonra yaşanan aşk acısını konu alıyor. Şarkının sözleri grup üyesi Yonh Jun Hyung tarafından yazıldı. Yapımcılığını Kim Tae Joo üstlendi.
It's Still Beautiful'un çıkış/geri dönüş sahnesi.
Üyeler sizce de parlamıyor mu?

İlk performans M COUNTDOWN çıkış/geri dönüş sahnesine bu şekilde giriş yapmaları..
 Seviliyorsunuz çocuklar :)
Performans için; TIKLA

20 Mart günü "Plz Don't Be Sad" şarkısının müzik videosu yayınlandı. Klipte her üye için canlı renkler ve eğlenceli bireysel mimikleri kullanılmış. Beş üyenin de çekiciliğiyle şarkının güzelliği mükemmel uyum sağlamış. Şarkının beste ve yapımcılığını Yong Jun Hyung ve Kim Tae Joo üsteleniyor. Son yıllarda harika uyum sağlayan iki yakın yapımcı onlar.
Çaylaklığında böylesi sanırsın 8 yıllık grup:)Şarkı bütün yıl beklediğim şarkımış gibi hissediyorum o kadar özlemle dinledim, dinlemeye devam ediyorum.


 Kpop sektöründe çok zorluk yaşamış gruplar arasında ilk sıradasınız. Özellikle son dönemlerde çok konuşuldu çok hakları yendi  ama  her seferinde gururlu bir şekilde susarak şarkılarıyla, kişilikleriyle cevap verdiler. 
Çaylaklığında böylesi sanırsın 8 yıllık grup:)
HIGHLIGHT olarak ilk birincilik.

BTOB çok saygı duyulası bir grupsun. Umarım tekrardan aynı şirkette yollarınız kesişir :) Bir tek BTOB değildi destekleyen Park Shin Hye, Infinite Woohyun, VICTON, CNBlue...


Zamanında deasang ödülünü boşuna almadı bu grup. Gerçekten, tüm samimiyetimle, en derin duygularımla sadece teşekkür ederim. Beşinizi bir arada görmek çok anlamlı benim için.

The Universe's Star / Kore Dizisi


Naver&MBC işbirliği ile ortaya çıktı. Üç renk fantastik serisinin ilki olan beyaz sersi olan The Universe's Star mini dizinin senaristi Splash Splash Love dizisinden hatırladığımız Kim Ji Hyun.  Dizi, bir ölüm meleği olan Byul Yi'nin en sevdiği şarkıcı Woo Joo'nun ölümünü engellemek için baş ölüm meleği ile mücadelesini anlatıyor. Dizi 30'ar dakikadan 4 bölüm sürüyor.

Dizinin başrol oyuncularından biri  EXO'nun lideri Suho. Daha önce Prime Minister & I (konuk oyuncu) dizisinde kısa bir süre izledim. Bir diğer başrol oyuncusu Ji Woo. Daha önce Inspiring Generation ve You're All Surrounded dizilerinde izledim. Ji Woo'yu severim.You are all surrounded dizisinde Go Ara'nın canlandırdığı rolün küçüklüğünü oynamıştı. Okulun fırlama rolünün hakkını vermişti. Suho'nun başrol olarak ilk deneyimi. Ondan aktör kumaşı olduğunu ilk çıkış yaptığı zamanlardan beri düşünüyordum. Kendini biraz daha geliştirirse iyi işler başaracaktır.

Spolier içerir.

Diz hep dizi ve filmlerde mutlu son deriz ama gerçek hayatta öyle değil eninde sonunda hepimiz bir gün öleceğiz ve ölüm mutsuz son değil ölmeden önce yaşadıklarımız pişmanlıklarımız hatalarımız ve geride bıraktıklarımız bunu belirler. Bu dizi çok anlamlıydı gerçekten evet sonda kız gitti ama arkasında güzel şeyler bıraktı. İzlediğim bir çok diziden daha iyiydi az ama öz bir diziydi yinede uzun bir dizi olsaydı şayet konudan saptırılmadan gidilseydi. Reyting kıracak türden bir dizi olurdu.

Mini diziler arasında en iyisiydi diyebilirim. Olması gereken oldu, yerinde bitti. Çok hoştu ve anlamlıydı. Değerini bilmediğimiz şeyleri o kadar güzel anlattı ki. Seni seviyorum demenin ne kadar önemli olduğunu (tabii yerinde ve zamanında). Birisine baktığınızda ona son kez baktığınızı bilememeyi. Bu diziden sonra bazı şeylere daha çok dikkat eder oldum. Her şey zamanında olmalı ne önce ne de geç... Kız bildiğimiz çılgın ve amacına ulaşan bir fan. Son dakikalar ben uçtum zaten, ağlamayan ben kaç dakika ağladım bilemiyorum. kızımızın ailesine vedası çok güzeldi. Woo Joo ve oğlunun sahilde oturuşları. O sıcaklığı hissettim diyebilirim. Demem o ki vaktimiz varken sevdiklerimize sevdiğimizi söyleyelim ve o gülüşün ne kadar kıymetli olduğunu görelim

Konu müzik olunca Suho hemen bir şarkıyla diziye eşlik etti. Suho&Remi "Starlight"  harika bir şarkı.


Dizi için puanım; 9/10 (Mini diziler arasında)

Mirror of the Witch / Kore Dizisi


Genç bir adam olan Heo Jun(Yoon Shi Yoon)ve bir prenses olarak doğan ama bir cadı olan Seo Ri’nin(Kim Sae Ron)hikayesi anlatılmaktadır.Seo Ri’nin annesi Kraliçe Sim çocuk sahibi olamamaktadır.Çocuk sahibi olmasına yardımcı olması için kraliçe bir şamana gider.Şaman Hong Joo’nun kara büyüsü sayesinde Kraliçe Sim bir oğlan ve bir kız olmak üzere ikiz çocuk doğurmayı başarır.İkizlerden kız olan Seo Ri bir lanet altıda doğar ve dağların derinliklerine terk edilir.Orada Heo Jun ile karşılaşır.
  • Yoon Si Yoon; dizide Heo Jun karakterini canlandırıyor. Daha önce Me Too, Flower!Flower Boy Next DoorThe Prime Minister and I dizilerinde izledim. Heo Jun, cariye çocuğu olduğu için toplumda hor görülür. O yüzden kendi kimliğini gizleyerek işlerini halletmiştir. O zeki ve yetenekli biridir. 
  • Kim Sae Ron; dizide Yeon Hee / Seo Ri karakterini canlandırıyor. Daha önce Can You Hear My Heart, Fashion King, I Miss YouHi! School - Love On dizilerinde izledim. Lanetli bir cadı olan Seo Ri aslında bir Yeon Hee adında bir prensestir. Doğumunda yaşanan olaylar sonucunda lanetlendiği için cadı olan bir dağda yaşamaktadır. 
  • Lee Sung Jae; dizide Choi Hyun Seo karakterini canlandırıyor. Daha önce Gu Family Book, The Suspicious Housekeeper, Warm and Cozy, Jealousy Incarnate Kraliyet ailesinin vazgeçtiği lanetlenmiş prensesi herkesten gizleyerek koruması altına alır.
  • Kwak Si Yang; dizide Poon Yeong karakterini canlandırıyor. Daha önce Persevere, Goo Hae-Ra, Oh My Ghost dizilerinde izledim.  Choi Hyun Seo'nun oğludur. Kralın yakın korumasıdır. Seo Ri'nin yıllarca abisi bildiği kişidir. 
  • Senarist Tangled animasyonundan esinlenmiş heralde. Çocukla kızın ilk karşılaşmaları hemen hemen aynıydı. Heo Jun çevresini keşfederken ansızın prensesin tavayla kafasına vurup bayıltması çocuk kendine geldiğinde kızı görememesi yüzünü saklaması görünce de biraz etkilenmesi o tava mevzusu animasyonun esprilerinden biriydi. Dışarı çıkamaması prensesin saraydan uzaklaştırılıp başkasının büyütmesi doğum gününde sarayın orada halkın gökyüzüne fener uçurması kızın bu fenerle hayran olması birde bunu falan görünce daha da emin oldum.
  • Yoon Si Yoon 'a eşlik eden aktirstin Kim Sae Ron olmamasını dilerdim. Aktör küçük duruyor olabilir anlarım ama karşısındaki kişide 18 yaşında olsada çocuk gibi duran bir aktrist olmamalıydı. Dizinin konusu ne kadar başarılı olursa olsun aradaki uyum olmadı mı olmuyor. 
  • Dizi 20 bölüm. Bana kalırsa 16 bölümle bitebilirdi.
  • Dizide ki efektler, sesler kesinlikle başarılıydı. Özelikle bazı sahnelerdeki sesler fazlasıyla ürkütücüydü. 
  • Lush "Love" Lim Jeong Hee "Month" ChoA &Crayon Pop "Always" ostlar dizide dikkatimi çeken şarkılar oldu.
  • Dizinin üzücü olaylarından biri Dong Rae karşımıza çıkan Choi Sung Won, lösemi teşhisi ile diziyi bırakmak zorunda kaldı. Choi Sung Won'u Reply 1988'i izleyenler çok yakından tanır. Umarım bir an önce sağlığına kavuşur.
  • Ben diziyi Yoon Si Yoon için izledim. Askerden sonraki ilk yapımı olduğu için sabırsızla bekledim. Oyuncular arası uyumdan dolayı dizinin içine giremedim. Zira benim tarihi dizi sevdiğimi yakından takip edenler bilir. İzlediğime pişman mıyım? Değilim. Bununla birlikte çokta etkilendiğim söylenemez. Senarist elindeki bu konuyu farklı oyuncularla değerlendirmiş olsaydı dizi daha başka yerlere gelirdi. İzleyenlerde bir etki yaratmış olabilir bende yaratmadı fakat yinede şans verdim. Umarım siz beğenirsiniz.
Dizi için puanım; 6/10

29 Mar 2017

Jealousy Incarnate / Kore Dizisi


Bir SBS yapımı olan Jealousy Incarnate dizisinin senaristliğini Seo Sook Hyang yaparken yönetmen koltuğuna Angel Eyes ve Hyde Jekyll, Me  tanıdığımız Park Shin Woo oturuyor. Bir yayın istasyonunda hava durumu spikeri olan Pyo Na Ri'nin hiç arkadaşı yoktur. Çevresinde herkes yalnızca kendi çıkarını düşünüyor. Sıradan bir yaşam sürmüş, hava durumu sunucusudur. Saygın bir kanalda iş kapsa da kısa sürede fark eder ki günbegün etrafında zalim bir kıskançlık ve rekabet filizlenmektedir. Na Ri; kanalın yıldızı, haber sunucusu Lee Hwa Shin'e aşıktır. Lee Hwa Shin'in yakın arkadaşı Jung Woo'yu gördükten sonra işler değişecektir. Üçü arasındaki aşkın ve rekabetini konu alıyor.Afişteki trajikomik yüz ifadesinin karakteri çok güzel yansıttığını da söylemeden geçemeyeceğim.
Jealousy Incarnate gif ile ilgili görsel sonucu
Gong Hyo Jin; dizideki Pyo Na Ri karakterini canlandırıyor. Daha önce Master's Sun, It's Ok, That's Love ve The Producers dizilerinde izledim. Pyo Na Ri'nin hayali haber spikeri olmaktı. Bununla birlikte bir yayın şirketinde sözleşmeli olarak hava durumu spikerliği yapmaktadır. Kendine yetebilen, güçlü ve sevimli biri olmasına rağmen aşk hayatında başarısız biridir. Hayatta sahip olduğu tek şey erkek kardeşidir. Gong Hyo Jin'in oyunculuğu diğer Koreli aktiristlere göre oldukça farklı. Çok beğeniyorum. İnsanın içine sokup sevesi geliyor.
Cho Jung Suk, dizide Lee Hwa Shin karakterini canlandırıyor. Daha önce The King 2hearts, Oh My Ghost ve The Legend of the Blue Sea(konuk oyuncu) dizilerinde, My Love My Bride filminde izledim. Kendisini daha önce Running Man programında izledim. Kendisi müzikal oyuncusu aynı zamanda. Lee Hwa Shin; zeki, yakışıklı, başarılı, güzel konuşarak insanların güvenini kazanan biridir. Ünlü bir muhabir ve haber spikeridir. Cho Jung Suk izlemek aşırı keyif veriyor. The King 2hearts, ve Oh My Ghost dizilerindeki oyunculuğuyla gönlüme taht kurmuş bir oyuncu. Canlandırdığı karakterlerin ruhunu size hissettiriyor. Romantik komedi için inanılmaz itici bir karakter, hani böyle bir tür için bu kadar itici bir karakter yazma riski pek göze alınmaz. Hem senaristin hem de Cho Jung Suk'un muazzam kabiliyetine veriyorum. Hwa Shin çok ince işlenmiş, kafa yorulmuş, bir alay fantazyanın ortasında aslında çok da gerçek bir karakter olmuş.
Jealousy Incarnate gif ile ilgili görsel sonucu
Go Kyung Pyo; dizide Ko Jung Won karakterini canlandırıyor. Daha önce Flower Boy Next Door, Cantabile TomorrowWarm and Cozy(konuk) ve Reply 1988 dizilerinde izledim.  Jung Won, nazik, anlayışlı, yakışıklı biridir. Bununla birlikte üçüncü nesil bir aile şirketinin varisidir. Ünlü bir tekstil şirketidir. Cho Jung Suk'un en yakın arkadaşıdır. Aynı zamanda ona sponsorudur. Go Kyung Po her geçen proje sonrasında kendi ispatlamaya devam ediyor. Onu ilk izlediğim dizisinden bu yana evrim geçirdi diye bilerim tabi ki oyunculuğuyla. En çok Reply 1988 dizisindeki karakterini çok sevmiştim.

Dizinin yan karakterleri en az başroller kadar farklı ve komikti. Öncelikle Hwa Shin'in birinci yengesi aynı yayın şirketinin deneyimli spikeri Kye Sung- Sook rolünde izlediğimiz Lee Mi Sook. Daha önce Can We Get Married? ve Love Rain dizilerinde izledim. İdealist bir kadın. Hwa Shin'in ikinci yengesi aynı yayın şirketinin deneyimli spikeri Bang Ja Young rolünde Park Ji Young. Daha öncesinde Still, Marry me, bu diziden sonra Moon Lovers: Scarlet Heart Ryeo dizisinde izledim. İdealist fakat bir o kadar anaç karakterli. Dizide Jung Won'un dayısı rolünde aynı zamanda Pyo Na Ri ev sahibi bir şef olan Kim Rak karakteriniPark Ji Young canlandırıyor. Gu Family Book, The Suspicious Housekeeper, Warm and Cozy ve Mirror of the Witch dizilerinde izledim. Karakterini anlatmak istemiyorum. Aşırı karizmatik bir rol olduğunu söylesem yeterli. Yengelerin aralarındaki diyalog, çekişme dizinin başından sonuna kadar çok güzel kaleme alınmış diyebilirim.

Bundan sonrası spolier içerir.

Bitmesin istemediğim dizilerden biriydi. Her karakter farklı deli ama bir o kadar tatlıydı. Gong Hyo Jin, çok başarılı oyuncu olmasıyla birlikte kötü bir senaryoda yer aldığı görmedim. Dizide öne çıkan bir isim tartışmasız Jo Jung Suk'tu. Ayrıca  Senaristi kutlamak gerekiyor başrol oyuncuları, yardımcı oyuncularıyla müzikleriyle, konusuyla muhteşem ötesi bir dizi çıkarmış ortaya. Aşkı hiç bu kadar farklı bir bakış açısıyla işlendiğini ve bu kadar güzel olabileceğini ummuyordum. Aşklarına, dostluklarına, mücadelelerine, çılgınlıklarına hem çok güldüm, hemde ağladımÇılgın aşk, delice bir aşk izlemek isteyen Lee Hwa Shin'i izlesin. Adam kadını mutlu edebileceğim mi sorusunu son çare falcı da bile arıyor, bu kısmına bayıldım. 

Senarist, kanser olayına dikkat çekilmiş, erkeklerin de meme kanseri olabileceği, bu nedenle kendilerini kontrol ettirmeleri gerektiği, sadece kadınlara has bir şey olmadığı vurgulanmış. Güzel bir çağrı ve uygulama. Dizinin bir amacı da olmuş, sadece eğlencelik değil, hayata dair gerçeklere de dikkat çekmişler. Beğendim. Dizide bunu Hwa Shin'in tedirginliği, korkusu, bilinmezlik içerisinde doktor yollarını tuttuğunda kimseye söyleyemediğin de acaba söylesem mi tereddütlerini, emin olamayışlarını, sonra kendini o soğuk ultrason odasındaki çaresizliğini derine kadar hissettirdi. Bir oyuncunun hele ki erkek bir oyuncunun böyle bir taşın altına elini koyabilmesini takdir ettim.

Üç kişilik aşk olmaz tabii ki. Ne kadar iyi arkadaş olunursa olunsun, sevgi ve aşk iki kişiliktir. Üç kişi bir arada olmaz. Tabii ki bana göre. Orada da olmadı. Biri kenara çekildi. Farklı fikirde olanlar olabilir. Tabii ki iki erkek bir kızı sevebilir. Tabii ki biri tercih edilmelidir. Ama bir arada olalım, hangimizi beğenirse filan, biraz bana uzak geldi. O kısımları beğenmedim. İnişli çıkışlı olsa da biraz bölüm uzaması olsa da güzeldi. Dediğim gibi oyuncuları ile çok güçlü bir kadrosu vardı. Oyunculuk dört dörtlüktü. Yapımdan gelen şeyler söylediklerim. Oyunculukla ilgisi yok.

Dizide gereksiz bir karakter bile yoktu herkesin ayrı bir görevi bir rengi vardı. Zaman zaman başrollerin deli olduğunu, Bu nasıl bir saçmalık deyip şok olduğunuz yerler oluyor ki bu en eğlenceli ve güzel kısmı aşkı yüzünden insanın ne derece mantığını kaybettiğini gösteriyor. Ne biliyim başlarken bu kadar beğenceğimi düşünmemiştim. Bende çok farklı bir yer edindi. Klişelerden uzak oluşu, ask üçgeni klişe gibi gözükse de konu kurgu işlenişi bakımından klişelere kafa atan adeta dalga gecen bir diziydi. Absürd ve kara mizah da barındırıyor. Konu olarak dram olmasına rağmen senarist orjinalliğini konuşturup en dram sahnede bile bir anda güldürmeyi başardı. Bu kadar dram bir konudan bu kadar komedi çıkarıp, en hüzünlü sahnelerde kahkaha attırmayı  herkes beceremez.

Dizinin müzikleri; Ra.D "Lovesome" SURAN "Step Step" J Rabbit "Monday To Sunday" Kim Taewoo "Because of You" şarkıları benim dikkatimi çeken şarkılar oldu.

Albümü dinlemek için; TIKLA

Kadın erkek ilişkileri, sürekli seçim yapmamız gerektiği ve kıskançlık şairane şekilde anlatıldı. Sadece başrol oyuncularını değil yan karakterlerin hikayelerini bile merakla bekledim. Bu dizinin bir sahnesinden bile rahatsız olmadım yada çok uzatıldı demedim. Eğer dikkatli izlerseniz hiçbir sahnenin boş olmadığını görürsünüz. Burda en büyük övgü kesinlikle senariste ait. Sonraki övgü ise muhteşem oyunculuk yapan Jo Jung Suk ve Gong Hyo Jin. Zaten başlama sebebim bu iki oyuncu asla şaşırtmadılar karakterleri onlarla bir oldu resmen. Muhteşem bir oyunculuktu. Umarım hep böyle mükemmel dizilere denk geliriz.

Bu adam boşuna müzikal oyuncusu değil.
Diziyi izlemeyenler izlemesin :)

Dizi için puanım 7,9/10

27 Mar 2017

Second Time Twenty Years Old / Kore Dizisi


Yıllar önce gençlik ateşi ile erken yaşta anne olmanın getirisi ile çok istediği dans egitimini bir türlü alamayan Ha No Ra'nin başına 2.bi şans gelir aslında tekrar üniversiteye girmek istemesinin sebebi boşanma kararı aldığı kocasıyla ilişkilidir. Oğlunun yadırgamasi, kocasının serzenişi ile bu kararından tam vazgeçmişken basit bir karın ağrısı şikayeti ile gittiği hastane de ufak bir isim değişikliği tüm yaşayamadıkları ve geç kaldıkları için yeniden adım atmasına ve hayatı yeniden öğrenmesine yardımcı olacaktır.
Choi Ji Woo dizide Ha No Ra karakterini canlandırıyor. İzlediğim ilk dizisi. Gençlik yıllarında dansçı olmayı hayal eden Han No Ra,19 yaşında tanıştığı Kim Woo Chul ile evlenmiş, çocuk sahibi olmuştur. O zamandan beri hayatını iyi bir eş ve anneye olmaya adamıştır. Onu en iyi anlatan ifade onlar için saçını süpürge etmiş olabilir. Genç yaşta evlenip, anne olduğu için üniversiteye gidememiş için bir uhde olarak kalmıştı. Aldığı haber üzerine oğluyla aynı üniversiteye  gitmeye karar verir. Choi Ji Woo, Han No Ra karakteri için biçilmiş kaftan. Karakterin yaşadığı sorunları, kaçışları, mutlulukları yani insana dair duyguları güzel aktardı.

Lee Sang Yoon; dizide Cha Hyun Seok karakterini canlandırıyor. Daha önce Angel Eyes ve Liar Game dizilerinde izledim. Ha No Ra'ya lise yıllarında aşık olan Hyun Suk onun liseden arkadaşıdır. Ha No Ra'nın okuduğu üniversitede yardımcı doçenttir. Aynı zamanda tiyatro kulübünün yönetmenidir. Lee Sang Yoon sevdiğim aktörlerden biri.  Doçent rolünün de hakkını çok iyi verdiğini düşünüyorum.



Choi Won Young; dizide Kim Woo Chul karakterini canlandırıyor. The Heirs3 Days, Diary Of A Night WatchmanKill Me, Heal MeHello MonsterHwarang dizilerinde izledim. Ha No Ra'nın kocası olarak karşımıza çıkıyor. Han No Ra'nin gittiğini üniversitede profesördür. Gelmiş geçmiş en kötü koca rolü. Dizi boyunca karaktere sinirlendim. Choi Won Young saygı duyduğum bir aktör. Yeri geliyor sevimli bir adam yeri geliyor bir seri katil olarak karşımıza çıkıyor. Karakter oyunculuğunda sayılı isimlerinden biri. 

Kim Min Jae; dizide Kim Min Soo karakterini canlandırıyor. Persevere, Goo Hae-Ra, Because It's The First Time dizilerinde izledim. Ha No RA ve Kim Woo Chul'un  üniversitede okuyan biricik oğulları. Son Na Eun, dizide Oh Hye Mi karakterini canlandırıyor. Cinderella and Four Knights dizisinden hatırlayacaksınız. Dizide Kim Min Soo'nun kız arkadaşı rolüyle karşımızda.
Senaryo ve karakterler çok samimi ve klişelerden uzak, tam aradığım bir diziydi. Bütün karakterler çok iyi analiz edilerek kaleme alınmış olduğu belli. İlginç ve farklı bir konusu var.Çok ilginç Kore de belli bir yaşın üzerindeki öğrencilere tepki var. Ben Üniversiteyi okurken bizim bölümde dahi ileri yaşta öğrenciler de vardı ve hiç kimse yadırgamıyor, dışlamıyordu. Onlarda zaten iş güç sahibi insanlardı belli derslere giriyor ve okulda bizim gibi takılmıyorlardı. Kocasına çok sinir oldum.Kadında hatalı kocasına nasıl bu kadar alttan alıyor. Kadın çok silik bir tip olmuş. Bu yüzden çocuğunun saygısını bile kaybetmiş. Çocuğun annesine davranışına çok kızdım. Her ne olursa olsun annesine karşı çok yanlış davrandı ilk bölümler. Çocuğun annesiyle aynı okula gitmek istememesini anlıyorum. Kız çocukları farklı düşünebilir ama erkek çocukları bu şekilde düşünüyor.

Cha hyun suka zaten hayran kaldim, onun Ha No Ranin yanında hep bir liseliye dönüşmesi çok hoş, itmeleri çekmeleri, kadına kafa yormaktan adamın saçları ağaracaktı neredeyse. Kim Woo Chul'a ne kadarda kızsam az ama aldatma olayı hepten sinir bozucu. Dizi boyunca adamı haklı bulduğum tek bir konu var. O da ikisinin birbirlerine uymadıkları ve birlikteliklerinin evliliğe benzer bir yani yok oluşuydu.

Dizinin her bölümünü hayallere dalarak, özleyerek hemde çok özleyerek kimi yerde gözyaşlarıma hakim olamayarak izledim. Keşke elimde sihirli bir değnek olsa ve ben tekrar okul yıllarıma dönebilsem dedim. Anın tadını çıkarmayı maalesef bilmiyoruz ellerimizin arasından kayıp giderken hayat yıllar sonra keşkelerimiz oluyor keşke diyoruz, özleyeceğimizden korkuyoruz. anılarımızı tozlu raflara koyuyoruz kalbimizle aklımızla unutuyoruz yeniden hatırladığımızda ise üzülsek bile mutlu oluyoruz.

Dizinin müziklerine gelecek olursam; Honey G "Wrongful Meeting" Roy Kim"You Don’t Love Me" Jung Joonil "Fine Day" Jannabi "Cuckoo" Yoo Sung Eun "Oh You Yeah"  Kim Min Jae&MAMAMO'dan Solar "Star" Jung Joonil "Fine Day"  benim dikkatimi çeken diziler oldu.

Twenty Again her bölümünde beni ağlattı duygusal olmayan bölümlerde bile. Çünkü No Ra 'nın hayatı beni derinden etkiledi. Verdiği mesajlar, konusu ve etkileyici hikayesi ile gerçekten mükemmel bir diziydi. Anı yaşamak önemli olsa da ondan daha önemli bir şey var. Kişiliğimizi unutmayarak kendi benliğimizle yaşamak. Hiçbir şey geç değil sen yeter ki iste. Bu diziyi izleyin pişman olmayacaksınız. Bu hayatta bir olmuşa bir de ölmüşe çare yoktur bunların dışında hiçbir şey imkansız değil hiçbir şey için geç değil yapabildiğimiz kadar sadece anı yaşayalım.

Dizi için puanım 7,8/10

20 Mar 2017

Beautiful Gong Shim / Kore Dizisi

Beautiful Gong Shim dizisinin konusu, iki kız kardeşlerden büyüğü güzellik de dahil istediği her şeye sahipken küçük kardeşin ise sahip olduğu tek şey sıcacık kalbidir. Erkeklerden biriyse çatı katında bir dairede yaşarken diğeri ise varlıklı bir aileden gelmektedir. Dizi bu dört kişinin çevresinde dönmektedir.Dizinin senaristi daha önce Lee Hee-Myung Rooftop Prince ve The Girl Who Sees Smells dizilerinde çalışırken yönetmeni ise Beak Soo Chan The Girl Who Sees Smells dizisinden hatırlayacaksınız.

Namgung Min; dizide Dan Tae karakterini canlandırıyor. Daha önce Can You Hear My Heart,I Need Romance 3,  My Secret HotelThe Girl Who Sees SmellsRemember, Doctors dizilerinde izledim. Dan Tea fazlasıyla kibar, dost canlısı  eski bir mahkumdur. Hapisten çıktıktan sonra insan haklarını savunan bir avukat haline gelir.  Namgung Min'i sonunda başrol olarak izledik. Son yıllarda rol aldığı bütün dizilerde ikinci karakter olarak karşımıza çıktı. Özlemle başrol olmasını bekledim diyebilirim. Namgung Min kendini kanıtlamış bir aktör. İstediğinde romantik istediğinde seri katil istediğinde saf birine dönüşebiliyor. Aktörler arasında oyunculuğunu en çok beğendiğim oyuncu.

Girls Day grubundan Minah dizide Gong Shim karakterini canlandırıyor. Minah Master Sun dizisinden bir bölüm kadar oynadı. Onun dışında izlediğim ilk dizisi. Gong Shim; sıcak kanlı, çalışkan, iki çocuklu ailenin küçük kızı. Stresten saçları döküldüğü için peruk takmaktadır. Kadrolu olarak bir işte çalışmak ister fakat görünüşü ve tarzı yüzünden bir türlü istediği yerler de iş bulamaz.Onun yerine bir sürü yarı zamanlı işte çalışır. Bu konular yüzünden sürekli ailesinden baskı yer. Ablasıyla kıyaslanır.


On Joo Wan; dizide Suk Joon Soo karakterini canlandırıyor. Daha önce Surplus Princess, The Time We Were Not In Love, The Village: Achiara's Secret dizilerinde izledim. Zengin bir ailenin tek varisidir. İyi aile çocuğu olarak karşımıza çıkıyor. Gong Shim ve Dan Tae ile ayrı zamanlarda tesadüfi olarak karşılaşıyor bir süre sonra arkadaş oluyor. Kendisi başarılı bir iş adamıdır. Kendini sürekli büyükannesine kanıtlama derdindedir.



Seo Hyo Rim; dizide Gong Mi karakterini canlandırıyor. Daha önce Sungkyunkwan ScandalMe Too, Flower!That Winter, The Wind Blows, Master Sun dizilerinden izledim. Gong Mi; Gong Shim'in sürekli kıyaslandığı avukat ablasıdır. Ailenin başarılı ve güzel diye yatırım yaptığı çocuğudur. O sebeple fazlasıyla kibirli biri haline dönüşmüştür. Seo Hyo Rin sürekli arkadan bir şeyler çeviren rollerin kadını gibi. Görünüşü ve canlandırdığı karakterler ona birebir oturuyor. Bu sebeple yadırgamıyorsunuz izlerken.


Son yapımlarından kötü adam karakteriyle izlediğimiz Namgung Min, şeker mi şeker, tatlı mı tatlı bir karakterle karşımızdaydı. Onun Minah ile olan uyumuna bayıldım. Aralarındaki uyum rollerine yandığı için ortaya iki samimi oyunculuk çıktı. Özellikle birbirleriyle olan atışmaları, şaşkın hallerini izlemek oldukça keyifliydi. On Joo Wan her zamanki sevimliliğini oyunculuğuna güzel yedirmiş. Ortalarda melek bir çocuk gibi dolaştı durdu. Onun Mihah ile olan uyumu güzeldi güzel olmasına ama  Namgung Min ile uyumu kesinlikle daha iyiydi.

Hem konu hem işleniş bakımından klasik Güney Kore dizisi olmasına rağmen sonuna kadar zevkle izledim Dizi resmen ilk bölümler neşe kaynağı gibiydi. Sonlara doğru kendi tekrar eden klişelere yerini bıraktı. Özellikle finali sevmedim. Tamam klasik kdramalar gibiydi de bu kadarı da fazla klasikti. Sevgili senaristin yazacak bir şeyi kalmamış anladığım kadarıyla meşhur son bölüm klişesiyle bitireyim diyerek final yapmış. 
Dan Tae'nin 1 yıl hiçbirşey yapmadan, telefon bile etmeden başkalarına dahi Gong Shim'i sormadan hayatını geçirmesi başlı başına saçmalık, mantıksızlık. Bu mu sevgi yani? Kız dayanamayıp açıkça sorduğunda bile sadece "üzgünüm" diyebildi. Senaryonun saçmalıklarından biriydi. Dizi 16 bölüm olsa olurdu. 20 bölüm yapacak kadar derin bir konuya sahip değildi. Hele ki senarist bütün olayları son bölümde çözecekti madem 16 bölüm kafiydi.

Dan Tae ile Gong Shim'in aşkları ise aşırı tatlıydı. Diziyi izlerken aşırı doz tatlı almış gibi hissettim. Evet, sürekli romantizm yoktu dizide ama gerçeklerin açığa çıkma süreciyle iyi harmanlaşmış bir aşk vardı. Diziyi götüren başrollerin uyumu oldu diyebilirim. Sadece abla Gong Min'in dizideki işlevselliğini biliyorduk. Fakat senarist fazla geride tuttu diyebilirim. Fazla sönüktü.

Dizinin müziklerine gelecek olursam, Dizinin başrol oyuncusu Minah'ın sesinden "My First Kiss",  Choi Sang Yeob "My Face Is Burning" Din Din&Juniel "Look So Pretty" Wheesung "Again" Coffeeboy "Found" Jang Woo Ram "Love Cells" şarkıları benim dikkatimi çekenler.

Albümü dinlemek için; TIKLA

İlk 10 bölümü özellikle başrollerin harika uyumu, diyalogları ve sahneleriyle mükemmel hatta yer yer gülme krizlerine sokan, geri kalan 10 bölümü ise çoğunlukla sıkıcılaşan, klişelerle ve saçma sapan yanlış anlaşılmalarla uzatılan ama yine iki başrol oyuncusunun hatırına izlemeye devam edilen bir dizi oldu benim için.

Dizi için puanım 6,5/10